İşletmeler canlı bir organizma. Onu canlı kılan, içindeki insan faktörü.
İnsan iletişim ve ilişkilerini mercek altına alınca, en temel çerçevede “İnanışlar ve değerler” sistemi kavramlarına ulaşıyoruz.
Elbette, hepimiz mükemmele en yakın takımlar içinde olmak istiyoruz.
İş hayatındaki deneyimlerimizle, iyiden mükemmele doğru giden bir rota içindeyiz.
İyiden mükemmele ulaşan takımlar oluşturmanın yolu, gelişim alanlarımızı fark ederek, kendi üzerimizde çalışma yapmamız.
Bu nedenle diyoruz ki, değ”İŞİM” bizim işimiz.

Bu yazımızda, insani zaaflarımızı, zayıflıklarımızı, gelişim alanlarımızı kapsayan bir liste, bir menüyü size sunmak istedik.
Bu liste, yaygın bir şekilde “iş hayatında” gözlemlenen fikirler, kalıp düşünceler, önyargılar, değişmesi gereken paternlerden oluşuyor.
Sadece iş hayatı için değil, özel hayata da temas eden “Sınırlayıcı İnanışlar” çerçevesi, zihnimizin takıldığı olumsuzlukları fark etmek ve dönüştürmek için bir rehber niteliğinde.
10 inanış, kurgusal düzlemde zihinsel bir tuzak içinde olduğumuzu gösteriyor.

Bunlardan herhangi birini “doğru gibi” algılıyorsanız, bu varsaydığınız doğruyu sorgulamanızda yarar var:
Bunun gerçek olduğunu size söyleten ne?
Gerçek gibi kabul ettiğiniz bu fikirler, zihninizin kurgusu, size oyunu olabilir mi?
Düşünceler fikirleri, fikirler kalıplaşmış inanışları oluşturur. Ve bunlar da sonuçları doğurur.
Bu durumda istemediğimiz sonuçları değiştirmenin yolu, kalıplaşmış (önyargılar) fikirleri fark edebilmek ve dönüştürebilmekten geçiyor.
Burada fark edeceğiniz sınırlayan bir inancın üzerinde, dilediğiniz yöntem ve teknikle çalışabilir, hayatınızda önemli değişimlere imza atabilirsiniz.
Hatta, bu değişim şöyle bile gelebilir:
Ya zannettiğim gibi değilse?
Ya bu bakış açısını değiştirmediğim için bu kısır döngüden kurtulamıyorsam?..”
Evet, belki de bu soru, hayatımızı tümden değiştirebilir.
Yeter ki, değişimi talep edelim. Yeter ki sorgulayabilelim. Gözü kapalı bir şeylere inanmayı reddedelim.
Kendi doğru sandığımız fikirlerimize biat etmekten de özgürleşebilelim.
İnsanların en çok yaşadığı 10 inanış paylaşıyorum sizinle. Bunlardan size gerçek gibi görünenler varsa her biri için yukarıdaki soruları sorun kendinize.
************
1.İnanış: Başkaları (Departman yetkilisi, takım lideri, patron, diğerleri) benim yaptığım işi onaylamalı, takdir etmeli.
Bu şekilde bir davranış görmediğimde bu benim değersiz olduğumu gösterir.
2.İnanış: Yeterince iyi, kusursuz, mükemmel, hatasız yapmalıyım. Hata yapıyorsam, bu durum benim yetersiz olduğumu gösterir.
3.İnanış: İnsanlar çirkin, haksız, bencil davrandıklarında yargılanmalı, suçlanmalı, cezalandırılmalıdır.
4.İnanış: Her şey olması gerektiği gibi olmalı. İnsanları, olayları, olacak olanları kontrol etmeliyim.
5.İnanış: İşlerin yolunda gitmesi için her şeyi, bütün sorumlulukları üstlenmek durumundayım. Bu nedenle işlerimi delege etmek, inisiyatif vermek mümkün değildir.
6.İnanış: Geçmişte iletişim çatışması yaşadığım insanlarla kurduğum iletişimi bu zemin üzerinden değerlendirmek durumundayım. Olumsuz davranışları unutmam mümkün değil.
7.İnanış: Geçmişte yaşadığım (ya da bu çatı altında yaşadığım) güven zedelenmesinden dolayı iş ortamlarında aidiyet duygusu, bağlılık, güven ilişkisi kurulamayacağına inanıyorum.
8.İnanış: İnsanları, güç, kariyer, unvanlarına göre değerlendirir ve kategorize ederim. Başkalarıyla olan iletişimimi (çalışanlar, müşteriler) ve bağlantılarımı buna göre kurarım.
9.İnanış: Bir şeylere bağlanarak acı verici durumlardan kurtulabilirim.
10.İnanış: Geleceği düşününce kötü olacakmış gibi geliyor. Bu nedenle gelecek kaygısı/korkusu yaşıyorum.





Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!