4 Adımda GROW modeli ile Güçlü Koçluk

Koçlukta bazen en büyük farkı yaratan şey, karmaşık teknikler değil; doğru sırayla sorulmuş doğru sorulardır. İşte GROW modeli tam da bu nedenle yıllardır en çok kullanılan koçluk çerçevelerinden biridir. Çünkü danışanı dağıtmadan, meseleyi netleştirerek, farkındalığı derinleştirerek ve sonunda somut adıma taşıyarak ilerler.

GROW modeli; hedef belirleme, mevcut durumu görme, seçenek üretme ve eyleme geçme mantığıyla çalışan sade ama etkili bir koçluk yapısı sunar. GROW kelimesi dört temel adımdan oluşur.

“G” Goal yani hedefi,

“R” Reality yani mevcut gerçekliği,

“O” Options yani seçenekleri,

“W” ise Will dediğimiz eylem ve kararlılık alanını temsil eder.

Koçluk seanslarında uygulanan dört aşamalı GROW modeli yapısı ve işleyişi.

GROW modeli Neden Bu Kadar Etkilidir?

Bu modelin gücü, danışanı sadece konuşmaya değil, ilerlemeye davet etmesidir. Hedef netleşir, mevcut durum görülür, seçenekler çoğalır ve görüşme bir eylem kararıyla tamamlanır. Yani sadece içgörü üretmez; hareket başlatır. Paylaştığın kaynak metinde de GROW modelinin sonuç odaklı olduğu ve danışanın sonunda kendi eylemini seçmesine hizmet ettiği özellikle vurgulanıyor.

1. G: Goal – Danışan bu görüşmeden ne istiyor?

Koçluk görüşmesinin ilk işi, meseleyi genel bir dert olmaktan çıkarıp net bir hedefe dönüştürmektir. “Bugün ne konuşalım?” gibi sade bir soru bile bazen güçlü bir başlangıçtır. Ancak hedef soruları biraz daha derinleştiğinde danışanın gerçekten ne istediği görünür hale gelir. Kaynak metinde bu aşama için “Bu oturumun sonunda ne olmasını çok isterdiniz?” ve “Bugünkü görüşmemizden ne tür bir sonuç bekliyorsunuz?” gibi sorular öneriliyor.

Bu aşamada kullanılabilecek güçlü sorular:

“Bugün gerçekten odaklanmamız gereken önemli şey nedir?”

“Bu görüşmenin sonunda ne netleşmiş olsun istersin?”

“Buradan nasıl ayrılmak istiyorsun?”

“Bu seans sonunda hangi konuda ilerleme hissetmek istersin?”

“Senin için bugün iyi bir sonuç ne olur?”

“1’den 10’a kadar bir ölçekte, seans sonunda kendini kaçta görmek istersin?”

Hedef aşamasında önemli olan, danışanın yalnızca sorun anlatması değil; ulaşmak istediği içsel ya da davranışsal sonucu da söyleyebilmesidir.

2. R: Reality – Şu anda gerçekte ne oluyor?

Danışan çoğu zaman hedefini söyler; fakat onu oraya götürmeyen iç dinamikleri henüz net görmez. Reality aşaması tam burada devreye girer. Bu bölümde koç, durumu yargılamadan açar, örnekletir, bağlamı görünür kılar ve danışanın kendi gerçeğini duymasına yardımcı olur. Kaynak dokümanda Reality aşaması için “Şu anda neredesiniz?”, “Şimdiye kadar neler yaptınız?” ve “Kendinize ne anlatıyorsunuz da yolunuza engel oluyor?” gibi sorular yer alıyor.

Bu aşamada kullanılabilecek güçlü sorular:

“Bu durum en çok hangi anlarda ortaya çıkıyor?”

“Bu konuyu yaşadığında içinde neler oluyor?”

“Bu durumu hangi rolde yaşıyorsun?”

“Şu anda seni zorlayan asıl gerçek ne?”

“Şimdiye kadar bunu çözmek için neler yaptın?”

“Burada seni tutan düşünce, duygu ya da alışkanlık ne olabilir?”

“Bu durum hayatında nasıl bir etki yaratıyor?”

“Bu konuda kontrolünde olan ve olmayan şeyler neler?”

Reality aşamasının amacı danışanı problemde boğmak değildir. Amaç, bulanık olan tabloyu görünür kılmaktır. Çünkü kişi neyi yaşadığını gerçekten gördüğünde, seçenek üretme kapasitesi de artar.

3. O: Options – Başka nasıl mümkün olabilir?

Koçluğun dönüştürücü gücü çoğu zaman burada hissedilir. Danışan, tek seçeneğinin sıkıştığı kalıp olmadığını fark etmeye başlar. Kaynak metinde seçenek üretmek için “Neleri bırakabilirsiniz, azaltabilirsiniz, artırabilirsiniz, sürdürmeye devam edebilirsiniz ve başlayabilirsiniz?” gibi çok yönlü bir çerçeve sunuluyor. Ayrıca “Başarısız olamayacağınızı bilseydiniz ne yapabilirdiniz?” sorusu da zihinsel sınırları gevşeten güçlü bir seçenek sorusu olarak öne çıkıyor.

Bu aşamada kullanılabilecek güçlü sorular:

“Bu durumu dönüştürmek için hangi seçeneklerin var?”

“Başka nasıl bakabilirsin?”

“Bir arkadaşın bunu yaşasaydı ona ne önerirdin?”

“Neleri bırakman, azaltman ya da başlatman gerekebilir?”

“Başarısız olamayacağını bilsen ne yapardın?”

“Bir yıl sonra bu konuyu çözmüş olsan, geriye dönüp hangi adımları attığını görürdün?”

“Şu anda aklına gelen en cesur seçenek ne?”

“En gerçekçi seçenek hangisi?”

“En çok enerji veren seçenek hangisi?”

Burada önemli olan ilk cevabı almak değil, düşünce alanını genişletmektir. Bazen danışanın gerçek cevabı üçüncü ya da dördüncü seçenekten sonra gelir.

4. W: Will – Şimdi ne yapacaksın?

Koçluk görüşmesi farkındalıkla açılır ama eylemle tamamlanır. W aşaması, danışanın seçtiği yönü netleştirdiği ve bunun sorumluluğunu aldığı bölümdür. Kaynak metinde bu adım için “İlk adım ne olabilir?”, “Bunu nasıl taahhüt edebilirsiniz?”, “Bu işlemi tamamlamanıza ne engel olabilir?” ve “Nasıl hesap vermek istersiniz?” gibi sorular yer alıyor.

Bu aşamada kullanılabilecek güçlü sorular:

“Buradan sonra ilk eylem adımın ne?”

“Bunu ne zaman yapacaksın?”

“Bu kararı hayatına nasıl yerleştireceksin?”

“Bunu yapmana ne engel olabilir?”

“Olası zorlayıcı durumda kendine neyi hatırlatacaksın?”

“1 ile 10 arasında bu eylemi yapma kararlılığın kaç?”

“Bu puanı yükseltmek için neye ihtiyacın var?”

“Kendine nasıl hesap vereceksin?”

“Bu davranışı sürdürülebilir hale getirmek için hangi sistemi kuracaksın?”

Bu bölümde koçun işi, danışanın yerine plan yapmak değildir. Danışanın kendi cümlesiyle, kendi eylemini, kendi zamanlamasını kurmasını sağlamaktır.

GROW Modelini Güçlü Yapan Şey Ne?

GROW modeli sadece soru sırası değildir. Aynı zamanda danışanın zihinsel dağınıklığını azaltan bir düşünme düzenidir. Hedefi belirsiz bir konuşmayı netleştirir. Duygusal olarak yüklü bir konuyu yapılandırır. İçgörüyü davranışa bağlar. Bu nedenle hem yeni başlayan koçlar için güvenli bir çerçeve sunar hem de deneyimli koçlar için seansın omurgasını korur. Bu işlev, paylaşılan kaynak metinde de GROW’un hem sade hem de koçluk seansını “doğru yolda tutan” bir model oluşu üzerinden anlatılıyor.

Güçlü koçluk soruları, danışana cevap vermek için değil; onun kendi cevabına yaklaşabilmesi için sorulur. GROW modeli bu yolculuğu sadeleştirir. Doğru hedef, net gerçeklik, zengin seçenekler ve kararlı eylem… Bazen bir görüşmede ihtiyaç duyulan şey tam olarak budur.

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak için ABONE OL