GROW Model ile Koçluk Görüşme Örneği

Koçlukta bir modeli anlatmak kolaydır. Ama o modelin bir insanın hayatında nasıl çalıştığını görmek… işte asıl fark orada başlar. Bu yazıda GROW model teorisini anlatmayacağız. Onu bir koçluk görüşmesinin içinden birlikte izleyeceğiz.

Danışan, tek bir cümleyle geliyor: “Hayır diyemiyorum.” Ama seans ilerledikçe görüyoruz ki mesele sadece “hayır” demek değil. Zaman, rol, kimlik, aidiyet… hepsi bu cümlenin içinde. Ve GROW model, bu karmaşayı adım adım açıyor.

1. G – Goal: Asıl Mesele Ne?

Görüşme çok basit bir soruyla başlıyor:

“Bugün ne konuşalım?”

Ardından koç biraz daha derine gider:

“Bu çalışmadan nasıl ayrılmak istiyorsun?”

İlk bakışta sıradan sorular gibi görünür.

Ama burada kritik bir şey olur:

Müşteri artık problemi anlatmayı bırakır, nasıl bir hale gelmek istediğini düşünmeye başlar.

Koçluk içgörüsü: İnsanlar çoğu zaman ne istemediğini bilir.

Koç ise onu “ne istiyorsun?” sorusuna taşır.

GROW model süreci tam olarak burada başlar.

2. R – Reality: Gerçekte Ne Oluyor?

Koç şimdi meseleyi açar ama yorum yapmaz.

  • “Hangi durumlarda bunu yaşıyorsun?”

  • “Hangi rolde yaşıyorsun?”

  • “Tam olarak kime hayır demek istiyorsun?”

Artık konu soyut değil. Birdenbire sahneler oluşur.

İnsanlar, roller, anlar…

Ve sonra daha kritik bir yere girilir:

“İçinde ne oluyor?” İşte burası kırılma noktasıdır.

Çünkü müşteri şunu fark eder:

Sorun dışarıda değil, içeride de bir şeyler var.

Koçluk içgörüsü:

Problem çözülmez.

Önce görünür hale gelir.

R Derinleşir: Kimlik Ortaya Çıkar

Görüşme burada daha da derinleşir.

Koç şöyle sorar:

“Burada seni tutan kimlik hangisi?”

Artık mesele davranış değildir.

Bir rol çatışmasıdır.

Bir iç ses vardır.

Belki geçmişten gelen bir izin ya da yasak vardır.

Müşteri şunu görmeye başlar:

“Ben hayır diyemiyorum” değil,

“Benim bir parçam hayır dememe izin vermiyor.”

GROW model aşamalarını gösteren bir koçluk görüşmesi canlandırması.

3. O – Options: Zihin Açılmaya Başlar

GROW model uygulamasında koç çözümü söylemez.nAlan açar.

“Bu durumu bir arkadaşın yaşasaydı ona ne derdin?”

Bu soru çok kritiktir. Çünkü müşteri artık kendi hikayesinden çıkar. Dışarıdan bakmaya başlar.

Ardından koç zihni geleceğe taşır:

“Varsayalım ki, 10 noktasına ulaştın… 10 noktasındaki halini hayal et, nasıl davranıyorsun?”

Artık müşteri sadece sorunu değil, yeni davranışı da görmeye başlar.

Ve en kritik soru gelir:

“Burada sana rahatlıkla hayır dedirtecek olan içsel kaynağın ne olacak?”

Koçluk içgörüsü:

Çözüm çoğu zaman dışarıda değil.

İnsan, kendi kaynağıyla yeniden temas ettiğinde değişim başlar.

4. W – Will: Farkındalık Davranışa Dönüşür

Artık görüşmenin sonuna gelinir.

Koç sorar:

  • “İlk adımın ne?”

  • “Bunu ne zaman yapacaksın?”

Bu sorular basit görünür.

Ama burada çok önemli bir şey olur:

Danışan artık düşünmez. Karar verir.

Ve bir cümle ortaya çıkar:

“Önce ben.” Bu bir karar değildir sadece. Bir hatırlatıcıdır. Bir iç yön pusulasıdır.

Koç bu cümleyi güçlendirir:

“Bunu hayatına nasıl sokacaksın?”

Koçluk içgörüsü:

Koçluk farkındalıkla değil, davranışla tamamlanır.

Bu Görüşmede Ne Değişti?

Görüşmenin başında: “Hayır diyemiyorum.” Görüşmenin sonunda: “Ne zaman, nasıl ve neden hayır diyeceğini bilen bir yapı.”

Aradaki fark ne?

  • Hedef netleşti

  • Gerçeklik görüldü

  • Seçenekler oluştu

  • Eylem kararı alındı

Yani… GROW model çalıştı.

Bu model bir soru listesi değildir.

Bir düşünme düzenidir.

Doğru sırayla sorulan sorular, insanın kendi içindeki karmaşayı sadeleştirir.

Ve bazen…

bir insanın hayatında değişen şey, sadece tek bir cümledir: “Önce ben.”

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak için ABONE OL