Eylem Bağımlılığı ve Durmak

Bilge Özcan

 

Tefekkür Yaşamı uzun zamandır elimin altında olan bir kitap. İtiraf edeyim, incecik olmasına rağmen okurken oldukça zorlandım. Çünkü bazı kısa kitaplar, hacimlerinden çok daha büyük anlamlar taşır. Az sayfada yoğun bir düşünce örgüsü kurarlar ve bu yüzden okuyucuyu yavaşlamaya, durmaya, yeniden düşünmeye mecbur bırakırlar.

Byung-Chul Han bu kitapta, modern insanın sürekli meşgul olma halini eleştiriyor. Onun temel iddiası şu: Bugünün asıl sorunu tembellik değil, ezginliktir. Artık düşünmüyoruz, üretiyoruz. Dinlenmiyoruz, optimize oluyoruz. Durmuyoruz, kendimizi zorluyoruz. Üstelik bunu bize dışarıdan dayatan biri yok; çoğu zaman bunu kendimize biz yapıyoruz.

Ben de bu kitabın vermek istediği mesajları koçluk bakış açısıyla değerlendirmek ve omurgasını oluşturan beş ana fikri paylaşmak istedim.

İlk ana fikir, eylem bağımlılığı.

Modern insan durduğunda rahatsız oluyor. Sürekli meşgul hissetmek istiyor. Çünkü değerimizi çoğu zaman ne kadar yaptığımızla ölçüyoruz. Hiçbir şey yapmamak artık bir eksiklik gibi algılanıyor. Oysa tam da burada önemli bir soru beliriyor. Seanslarda danışanlarımdan sıkça duyduğum bir cümle var: “Neden bu kadar yorgunum?” Belki de bu sorunun altında başka bir soru yatıyor: “Niçin hiç durmuyorum?”

İkinci ana fikir, tefekkürün tembellik olmadığı.

Han’a göre tefekkür pasiflik değildir. Bilinçsizlik hiç değildir. Aksine, tefekkür anlamın doğduğu yerdir. Düşünmek için durmak gerekir. İç sesini duyabilmek için dış gürültünün azalması gerekir. Koçvari yaklaşım açısından bakarsak, bir hedef koymadan önce sorulması gereken soru şudur: “Bu hedef gerçekten bana mı ait, yoksa bana dayatılan bir hedef mi?” Bir başka deyişle: “Ben bunu gerçekten istiyor muyum?”

Eylem Bağımlılığı ve Durmak

Üçüncü ana fikir, performans toplumu ve kendini sömürme.

Burası kitabın en çarpıcı yanlarından biri. Han diyor ki, artık herkes kendisinin patronu gibi yaşıyor. Kendi kendine sürekli şunu söylüyor: “Biraz daha yapabilirim. Biraz daha dayanabilirim. Şimdi duramam.” Modern insan hem köle hem efendi haline gelmiş durumda.

Koçvari bakışla buraya baktığımızda şunu görürüz: Tükenmiş insan tembel değildir. Tam tersine, çoğu zaman sınırlarını gereğinden fazla zorlamış, kendi iç ritmini ihmal etmiş insandır.

Dördüncü ana fikir, sessizliğin kaybı.

Sürekli uyarılıyoruz. Bildirimler geliyor, hedefler güncelleniyor, karşılaştırmalar yapılıyor, ekranlar bizi çağırıyor. Sosyal medya ayrı bir akış, gündem ayrı bir gürültü taşıyor. Han’ın burada söylediği çok net: Sessizlik yoksa derinlik de yoktur. Koçluk açısından baktığımda bunu şöyle görüyorum: Biz çoğu zaman hayatımıza yeni bir şey eklemeye çalışıyoruz. Oysa bazen ihtiyaç duyduğumuz şey eklemek değil, sadeleştirmek. Netlik istiyorsak, önce mevcut duruma biraz dışarıdan bakmamız ve fazlalıkları fark etmemiz gerekiyor.

Beşinci ve son ana fikir, durabilen insanın güçlü olduğu.

Han’a göre gerçek güç, daha hızlı olmak ya da daha çok yapmak değildir. Gerçek güç, durabilme cesaretidir. Durmak, sisteme karşı sessiz bir direniştir. Bunu ben de kolayca başarabildiğimi söyleyemem. Ancak şunu tecrübe ettim: Bedenini dinlemez, durman gereken zamanlarda durmazsan, bir noktada sistem seni durdurur.

Burada koçluk bakış açısıyla önemli bir soru ortaya çıkıyor: Şu anda kontrolünde olmayan hangi şeyler için hâlâ yoğun çaba sarf ediyorsun?

Bu sorunun cevabı güçlü bir farkındalık yaratır. Çünkü enerjimizin aktığı ama karşılığını vermeyen alanları görünür kılar. Belki bizi bir anda durdurmaz ama ritmimizi yavaşlatır. Belki tam da ihtiyacımız olan şey budur: Daha fazlasını yapmak değil, biraz daha fark ederek yaşamak.

Tefekkür Yaşamı, sadece düşünceyle ilgili bir kitap değil. Aynı zamanda modern insanın iç ritmini, yorgunluğunu, meşguliyet bağımlılığını ve kendisiyle kurduğu ilişkiyi sorgulatan bir metin. Bazen ilerlemek için hızlanmak değil, durmak gerekir. Bazen netlik, hareketin içinde değil, duraksamanın içinde doğar.

Ne dersiniz, biz gerçekten yaşıyor muyuz; yoksa sadece sürekli yetişmeye mi çalışıyoruz?

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak için ABONE OL