Bir CEO’nun Günlüğü: Soru/ Davranış Etkisinin Gücü
Steven Bartlett, uluslararası bir iş insanı. Toplam değerleri bir milyar doları geçen kendi sektörlerinin bir numarası olan 4 şirketin CEO’su, kurucusu, kurucu ortağı veya yönetim kurulu üyesi. Türkçede Boyner Yayınları tarafından yayımlanan kitabı “Bir CEO’nun Günlüğü” ile ve aynı adı taşıyan podcast’i ile sadece iş perspektifini değil, bir girişimcinin birikim ve donanımını nasıl oluşturduğunu anlatıyor. Aşağıda yer alan yazı, “Bir CEO’nun Günlüğü” kitabından alınmıştır. Kitap girişimci ve liderlik açısından başucu kitabı olabilecek kadar kalıcı bir etkiye sahip. Özellikle koçluk bakış açısını yansıtan bölümü sizinle paylaşmak istedik.
*****
Hepimiz yerine getiremediğimiz taahhütlerde bulunuyoruz.
Kaç kez “Bu yıl daha iyi besleneceğim” ya da “Bu hafta her sabah spor yapacağım” dediğiniz ama planınızı gerçekleştiremediniz? Elbette harekete geçmeye niyet ederiz ancak iyi niyet anlamlı bir değişim yaratmak için yeterli değil. Oysa iyi tasarlanmış bir soru bunu sağlayabilir.
ABD’nin dört üniversitelerinden bilim insanlarından oluşan bir ekip, 40 yılı kapsayan 100’den fazla araştırmayı derinlemesine inceledikten sonra, kendinizin ya da başkalarının davranışlarını belirlemek istediğinizde soru sormanın açıklama yapmaktan daha iyi olduğunu keşfetti.

Araştırmanın yazarlarından biri olan, Washington State Üniversitesi’nden David Sport, “Birini gelecekteki davranışlarıyla ilgili sorgularsanız o davranışın gerçekleşme olasılığı değişecektir” diyor. Sorular, yargı içeren ifadelere verilenden farklı bir psikolojik tepkiye yol açar.
Bu, örneğin, LÜTFEN GERİ DÖNÜŞTÜRÜN yazılı bir tabelanın, GERİ DÖNÜŞTÜREBİLECEK MİSİNİZ? yazılı bir tabelaya kıyasla daha az etkili olacağı anlamına geliyor. “Bugün sebze yiyecek miyim?” sorusunu sormanız sebze yeme olasılığınızı “Bugün sebze yiyeceğim” demekten çok daha fazla arttıracaktır.
Araştırmacılar şaşırtıcı bir şekilde bir ifadeyi soruya dönüştürmenin bir kişinin davranışlarını altı aya kadar etkileyebileceğini keşfetmişler.
Soru/davranış etkisi, yalnızca evet ya da hayır olarak yanıtlanabilen sorulardan daha da güçlüdür.
Soru/davranış etkisi, sorular kişinin özel ve sosyal hedeflerine uygun davranışları teşvik etmek için kullanıldığında (soruya evet yanıtını vermek onları olmak istedikleri kişiye yaklaştırdığında) en güçlü halini alır.
Soruyu gelecek zaman kipinde sormak (yapacak mısın) aidiyet ve eylem ima eder. Bu tür sorular, yeterlilik fiiliyle sorulan (yapabilir misin, yapabilecek misin) ve eylemlerden çok imkan ima eden sorulara kıyasla soru/davranış etkisinin çok daha güçlü olmasını sağlar. Bu soru tarzı ayrıca, koşul belirten ve olasılıktan çok uygunluk ima eden “yapar mıydınız” sorularından çok daha etkilidir.





Sosyal Medyada Bizi Takip Edin!